Uri Geller Kimdir?

Telekinezi ve parapsikoloji alanında derlenmiş, yazılmış makaleler.
Forum kuralları
Kaynak belirtilmeden eklenen tüm yazılardan ekleyen sorumludur.
Alıntı Yapılmadan Eklenen Tüm Yazılar Silinecektir.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Yönetici
Site Yöneticisi
Mesajlar: 1343
Yaş: 41
Kayıt: 31 Eki, 15:25
Yaşadığınız İl: 7 Antalya
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Yaptı Beğeniler: 277 time
Aldığı Beğeniler: 723 time

Uri Geller Kimdir?

Okunmamış mesaj gönderen Yönetici » 23 Haz, 11:54

İsrailli Uri Geller, çatal ve kaşıkları bükmesiyle tüm dünyaca tanınmıştı. Ama onun asıl gücü, harita üzerinde sezgisiyle bulduğu maden ve petrol yatakları.

1970’li yıllarda, Uri Geller’ kelimenin tam anlamıyla medyatikti, popülaritesi o kadar yüksekti ki, haftalık programını düzenlemeye üç sekreter yetişemiyordu. Küresel medyada yükselişi gözkamaştırıcıydı. Ne mega film yıldızları, ne de süperstar popçular onun kadar çekici değildiler. Geçen yıllar Geller´i yavaş yavaş gündemden uzaklaştırırken, biraz da kendisinin daha içe dönük bir kişiliğe büründüğü görülüyordu. O yıllardan sonra yine de, Uri’nin inzivası pek gerçekleşebilmiş sayılmaz. “Henüz anlatmadığım pekçok şey yaptım” diyor. Şimdilerde özel yaşamıyla başbaşa, hatta yanlızlığı seçmiş, kendi kabuğuna çekilmiş gibi görünüyor. Peki, Geller kimdi? 60´lı yıllardan sonra dünyanın tanıdığı İsrailli Uri Geller, pşisik yetenekleriyle tanındı, metalleri büküyor, küçük objeleri düşünce gücüyle hareket ettirebiliyordu. Bir ara, Puharich adlı bir gizemci veya UFO´cuyla beraber olmuş ve dünyadışı bir zekayla ilişkisi olduğu sansasyonu yayılmıştı ama bu iddianın sonu gelmedi. Sonraki yıllarda Geller, başta Massachusetts Technology University olmak üzere birçok araştırma kurumunda bilimcilerin gözleri önünde, deneylere katıldı ve çoğu zaman da başarılı oldu. Ünlü Amerikalı illüzyonist James Randi´nin düşmanlığını kazandı, Randi, Geller´in yaptıklarının bir illüzyon olduğunu ve kendisinin de aynı şeyleri yapabildiğini iddia ediyordu. Randi´nin tüm karalama çabalarına rağmen, Geller bu saldırılardan etkilenmeyerek işine devam etti. Sonraki yıllarda Geller, toprakaltı kaynaklarını sezgiyle bulma olayına yöneldi ve bu alanda da oldkuça başarılı oldu.

O, bir dünya vatandaşı.

İnanılmaz olaylar koleksiyoncusu ve yayıncı Charles Fort, Geller’in, kaşıkları eritmek, metrelerce uzaklıktaki insanların ceplerindeki anahtarları eğip, bükme yeteneğini “Vahşi Yetenekler-Wıld Talents” adlı çalışmasında topladı. Fort’un derlediği tüm bu vakalar tek tek ele alındıkları zaman kendi içlerinde küçük olaylar gibi görülebilirler, fakat Uri Geller’in gizemli dünyasını toptan bir potada eriterek değerlendirmek modern fizikte bir kaos yaratmaya yeterlidir. Konunun bazı uzmanlarına göre, Geller’in “Bu acaip kaba ve bazen de budala güçler” diye adlandırdığı bu doğaüstü güç kaosu bilinen geleneksel mucizelerden ayrıt edilmelidir. İlkel kültüre ait Şamanlar kendi ruhsal ve tinsel hayatlarından, bağlı oldukları kültürün geleneklerinden ve topluluklarının sağlığından ayrılamazlar. Rasputin, St. Teresa ve ruhçu D.D.Hume gibi Avrupalı süperstarlar, büyücüler, doğaüstü olayların manipülatörleri, bizlere yaşamış oldukları kültürün içinde nasıl yer aldıklarını ve bu kültürün içinde nasıl varolduklarını hakkında anlatırlar. Tıpkı Geller olayında olduğu gibi. İlk bakışta Geller, modern dünyanın getirdiği bir karmaşayı doğduğu günden beri yaşadığı görülür. İsrail ve Kıbrıs’ta yetişmiş, Katolik bir okula gitmiş, beş dil konuşur ve üç ayrı kıtada beş ayrı ülkede evi vardır. Sizi şaşırtmasın! O bir dünya vatandaşıdır!

Joker´in oyunu.

Sir Clement Freud’un tavsiyesi ile, Geller ve ailesi olarak Berkshire’da yaşıyorlar. “Burası medeni bir taşra. Burayı seviyoruz.” diyor Uri. Evine gittiğinizde, bir İngiliz köyünde olması oldukça şaşırtıcı olan Graceland stili kapıyı Uri’nin eski dostu Shipi açıyor. Sıcak ve sessiz biri olan Shipi, mermer döşemede kayar gibi yürüyerek çizim odasını gösteriyor. Uri, şortunu giymiş, son derece dostça zıplayarak girerken “merhaba” diyor. Ev, yaldızlı mermerlerle parlıyor. Ve kristal piramitler, mermer sütunlar ve güzel bir denizaltı sarayını andıran deniz kabukları dikkat çekiyor. Kanepeler çok geniş ancak bir deniz anemon çiçeğinin kucağına düşermişçesine hafif. Çalışma odası sarı duvar kağıtları ile kaplı. Kahve sehpasındaki komik heykeller bükülmüş çatal bıçak takımlarından yapılmış. Sorularıma, son derece bakımlı Arap bahçesinin ötesindeki yolda, Uri’nin 4-5 yaşlarındaki çocukluk önsezilerini sormakla başlıyoruz. Gençlik yıllarındaki en enteresan olayın, aynı zamanda evrensel bir tadı var. Olay, Uri’nin Kıbrıs´ta gittiği keşişlerce işletilen Katolik yatılı okulda geçmiş, Lefkoşa’dan 40 mil uzaklıktaki tepelerde gerçekleşmiş. Miller boyunca delikler açılmış tepelerde, doğal mağaralar, pasajlar ve derin çukurlar vardı, diyor. Buraları alışılmamış olmasının yanısıra olağanüstü tehlikeliydi de. Fakat Uri, ortamın sakinliğinden ve uzaklığından zevk alıyor, bir cep feneri ve tebeşirle duvarlara izlediği yolu işaretliyor. Bir keresinde daha önce hiç olmadığı kadar labirentin derinine giriyor. Fakat izini takip ederek geri dönmeye karar verdiğinde, tebeşir çizgilerinin hiçbirini bulamıyor. Çıkış yolunu ararken çıldıracak gibi oluyor ve panikliyor. Ancak daha sonra bu panik yerini ümitsizliğe bırakıyor. “Yaklaşık bir saat Tanrı’ya dua ettim” diyor. Daha sonra uzaktan köpeği Joker’ın havlama sesini duyuyor. Arabayla 40 dakikalık mesafedeki evinden gelen köpeği bir anda yanında beliriyor ve Joker dolambaçlı yollardan geçerek Uri’yi gün ışığına çıkarırken neşe içinde oynuyorlar.

Doğumda yaşanan mucize

Bu modern mitin özünde öteki dünyadan yankılar duyuluyor. Yunan ve İskandinav mitolojisinin yeraltı yolculukları, cenaze ve yeniden doğuş törenlerinin başlangıçları, hayvansal ile tamamlanıyor. Uri, geçmişte diğer ruhçuların veya büyücülerin yaptıklarını pek okumamış. Gelecekte de okumayacağını, bunu kasıtlı olarak yaptığını söylüyor. Bu arada odaya giren köpeğini Joker olarak tanıtıyor. Şimdiye kadar hep bir köpek sahibi olmuş, hiç köpeksiz kalmamış. Pek çok köpek sahibine garip gelecek ama tüm köpeklerine hep “Joker” adını vermiş. Sanki onları bir bütün olarak tanıyor. Tek tek değil ancak orjinal bir model şablonunun tekrarlanan elemanları olarak algılıyor. Uri, çocuksu tavırlı, son derece çekici ve hoş bir adam. 48 yaşında iken 18 yaşında olabilen ve normal ötesi her olaya damgasını vurmuş birisi. Geller sizinle konuşurken tüm dikkatini size veriyor. Sesi içten bir memnuniyetten açık bir güvene geçişler yapıyor. İki otobiyografi kitabında, Uri’ye en yakın kişi olarak Shipi´den söz ediliyor. Shipi, 30 yıl önce Uri’yi İsrail ordusunda keşfettiğinde henüz 12 yaşındaydı. Uri’nin okulda halka açık ilk gösterisini düzenledikten sonra onun hem manejeri, hem de Dr. Watson’ı oldu. Uri sık sık başından geçen olayları anlatırken bir süre sonra Shipi’nin de bir hayal aracı gibi orada olduğunu farkediyorsunuz.

Uri’nin eşi Hanna, Shipi’nin kızkardeşi. Uri’nin “O benim ayaklarımın yere sağlam basmasını sağlıyor” dediği eşi Hanna, bu konunun içinde çok fazla yer almıyor. Uri’nin oğlunun doğumunu dinlerken, bu doğumun daha çok Hanna’ya ait bir olay olduğunu zannediyorsunuz. Ama hayır. Uri bu olayda da odak noktası. “Zor bir doğumdu. Shipi ve ben hastane koridorunda beklerken doktor geldi ve Hanna ıkınmaya başlamazsa sezaryen yapacaklarını söyledi. Olabildiğince konsantre olarak “Açıl,açıl,açıl…” diye bağırdım. Yaklaşık beş dakika sonra doğumu yapan jinekolog gelerek “Aman Tanrım, başardın” dedi.” Uri zenginleştirilmiş detayları olan fantezilerden zevk alıyor. Okulda, kendi yarattığı canlı uzay yolu hikayeleri ile sınıf arkadaşlarını büyülemiş. Yayınlanmış tek romanı “Shawn”, bunların gelişmiş bir versiyonu. Öyküde bir neslin sona ermesi, kristalin sıvılaşması, kahraman Shawn’un gölün üzerinde koşması gibi desenler var. Uri kendi gücünü da böyle bir desen olarak tanımlıyor, bazı insanların deseni olabilir, diyor ama metalleri eğriltirken “Bükül” kelimesinin tekrarlanmasını konsantrasyona bağlıyor ya da telepati ile gözünde canlandırdığı bir ekranda birşeylerin belirmesini bekleyerek metalleri büküyor.

Olimpik konsantrasyon

Uri´nin öyle mistik, ruhsal veya şamanik bir kişiliği yok. Güçlü konsantrasyon kapasitesi belki de sabit fikirli olmasıyla bağlantılı. Ruhi gücünü arttırdığını düşündüğü için vejeteryan olmayı seçmiş. Uri’yi hergün 3-4 saat kondüsyon bisikletinde, tüm gazeteleri gözden geçirirken bulmak mümkün.”Böylelikle tüm bilgileri alıyorum. Ayrıca, Amerika’dan kitap özetleri alarak yılda toplam 2000 özet okuyorum.” diyor. Makro düşünmeyi seviyor, iki yıl önce, “Star” gazetesinde yayınlanan bir seri makalesinin, yüzlerce insan yerine binlerce, milyonlarca insanla iletişim sağlayacağına inanmıştı. Uri’nin diğer bir planı daha inanılmaz, bir dahaki Olimpiyat Oyunları´nda, üç dakikalık bir sürede, tüm dünyadan milyonlarca insanın kendisi ile birlikte nükleer denemelerin sona ermesi gibi iyi bir olaya konsantre olmalarını gerçekleştirmek istiyor. Bu belkide Uri’nin güçlerinin uzun süredir son derece verimli etkiler yaratması ile “Niceliğin kendine has bir kalitesi vardır.” şeklindeki inanışına da neden oluyor.

Ortadoğu’nun sıkıntılı yerlerinde büyüyen bir çocuk olan Uri, oyunlarında şekilleri küçük hayali uzay roketlerini temsil eden mermiler toplardı. Birkez, asker olan babası, genç Uri’ye bir tabancada mermi olmadığından emin olmanın yolunu öğretiyordu. Boş silahı küçük çocuğa verdi. Neşeyle bir hedefe nişan alan çocuk, tetiği çekti ve silah patladı. Oysa, silahın boş olduğundan emindiler. Uri,orduya katıldığında,eğitiminin bir parçası olarak ağır bir silahla çölü geçmesi gerekiyordu. Yola çıkmadan önce yükünü hafifletmek için, kurnazca silahının iç ateşleme mekanizmasını çıkardı. Ancak eğitimin sonunda silahların ateşleneceğini öğrenerek dehşete düştü. Tetiği çektiğinde hiçbirşey olmayacağının ve hilesinin ortaya çıkacağının bilincinde ümitsizce yoluna devam etti. Ancak emir verilip tetiği çektiğinde silahı mucizevi bir şekilde mermiyi ateşledi. Bu da onun çevresinde oluşan mucize halkasının bir parçası.

Onbeş mil ötede ortaya çıkıyor…

Uri, pek çok tatilini, Kızıldeniz’de dalarak geçirmiş. Köpekbalıklarıyla boğuşmuş, onların mermi şekline hayran. Ona göre, görünmezliğindeki büyülü etkisiyle mermi veya roket şekli saf ve kişisel bir motife benziyor, belki de konsantrasyonunun bir sembolü gibi. Avrupa folklörü içinde sadece vampiri veya kurt adamı öldüren gümüş mermi değil, esrarengiz bir şekilde insanları da zayıflatan, Orta Çağ´a ait bilgilerdeki “Cin Vuruşu” da buna dahil. (Cin vuruşu, tüm ruhsal gücün tam konsantrasyonla bir yere yoğunlaştırılarak, yıkıcı etki yaratılması yönünde bir inançtı.) Bir ilginç olay daha var, tanıkların anlattıklarına göre bu olay, Uri’nin ani, beklenmeyen ve iyi belgelenmiş bir ışınlanma olayı. Bir an arkadaşına aldığı hediye ile New York sokaklarında koşarken birden kendini 150 mil öteki arkadaşının evinin çatısındaki limonluğun camları arasından geçerken buluyor. Cam kırıkları arasından kalkarken yeni aldığı hediyenin yani teleskobun hala elinde olduğunu farkediyor. Ancak Uri, içinden çıkılamayan bu büyünün parodisiyle yani para ile ilgileniyor. Böylece sahip olduğu pekçok şeyi paylaşıyor. Hayal ve gerçek arasındaki değişim aracı, büyüleyebildiği gibi sıkabilir, diyor.

Uri,büyük darlık içinde yaşayan bir ailede yetiştirilen tek çocuk. Herzaman zengin ve ünlü olmayı istemiş. Medya onu ünlü yaptı ancak başarılı petrol araştırmaları ve maden şirketleri ile zengin oldu. Önce haritayı araştırır, sonra küçük bir uçakla, eli pencerenin dışında, içinden gelen bir hisle maden yataklarının yerlerini belirliyor. Uri, bunu bir iş olarak kabul ediyor, kendisinin de bunun için para aldığını düşünüyor. Başka bir anısı ise Uri ve Shipi’nin Londra’da bir kumarhanede kazandıkları 17.000 Pound. Ertesi sabah bir iş görüşmesine giderken güçlerini kötüye kullandığı düşüncesine kapılıyor ve Uri, bu baskı nedeniyle ani bir ölüme sürükleneceği hissine kapılıyor, bunun üzerine limuzinin penceresinden tüm banknotları dışarı atarak rahatlıyor.

Şamanların dış dünya yolculuklarının modern bir karşıtı, eşitliği sayılabilecek şey; laborotuvarlardaki duyumsal kayıptır. Aslında Uri için bilimsel metodun tehlikesi, Uri’nin yeteneklerinin başarısızlığı değil ancak kendi gerçeğininin sözde “bilimsel” terimlerle tanımlanacak olması. Bir hamster, tekerlek üzerinde bağımsızlığını geliştirmiş midir? Fakat bu modern, küçülmüş, teknolojik açıdan kurnaz dünya, kendi endişe duygularını doğrulamak için sinsice Uri Geller´e ihtiyaç duymuyor mu? Geller´in evinden ayrılırken onun bir sözü yankılanıyor; “Her çocuğun doğaüstü kuvvetlerle bükülmüş ruhsal bir anahtarı olmalıdır. Bu inanç gücüyle gelecekte tüm bükülmez engelleri bükme konsantrasyonunu elde edecektir.”

Geller ve kuşkucular

Uri Geller´in yaptıklarını bir hile olduğunu ileri sürenler var. Metalleri bükmek ve saatleri durdurmak gibi Geller gösterileri, kuşkuculara göre yapılabilir şeylerdir. Bir görüşe göre ise, bazı bilim adamları Geller´i test ederlerken sonuçlar üzerinde pek titiz davranmadılar ve hatta çok yumuşaktılar. Geller´in toprakaltı kaynaklarıyla ilgili buluşları ise, Geller karşıtları çok ciddiler, Uri sezgiyle bulduğunu iddia ettiği yeraltı kaynaklarını laboratuarlarda deneyler yaparak, endüstri casusluğu örgütlerini kullanarak öğreniyor ve yalan söylüyor. Ama bunun kanıtları ortaya konmuş değil. Kuşkucu savaş lordlarına göre, Geller´de kesin olarak kanıtlanan telepati, durugörü, kehanet ve psikokinezi yeteneklerine raslanmış değil. Yine bazı sahne illüzyonistlerine göre, Geller´in yaptıkları dahice bir sahne oyunundan başka birşey değil. Uluslararası Sihirbaz Kardeşler Birliği´nin başkanlarından olan David Berglas, Doğaüstü İddiaları Bilimsel Araştırma Komitesi ile işbirliği yaptıktan sonra, “Eğer Geller´de yaptıklarının kaynağı olan bir doğaüstü güç varsa, o bu gezegende bu güce sahip tek insandır. O bir fenomendir, saygı göstermeliyiz ama bu saygı bir sahne sihirbazına gösterilen saygıyla eşit olmalıdır.” diyordu. Öte yandan, bütün bu karşı çıkışlara rağmen, bu güne kadar hiç kimse Geller´in yaptıklarının içyüzünü açıklamış değil.

sirlardunyasi.org
Bu mesaj için Yönetici adlı kullanıcıya teşekkür edenler: 8
Uchiha Sasuke (23 Haz, 12:52) • delenamo (23 Haz, 20:12) • Sai (23 Haz, 21:34) • rolex (24 Haz, 08:52) • krebk (24 Haz, 15:46) • caryes (24 Haz, 17:35) • NotAfraid (03 Tem, 00:50) • ozzzyyy (14 Ara, 00:23)
Değerlendirme: 14.81%
 


İlmin Kaynağı Allah'tır. O'na Uzak Olan Şeytana Yakın Olur. Allah'a Yakın Olan ise Tüm İlimlere Layıkıyla Vakıf Olur.


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Genel Derleme Yazılar ve Makaleler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir