Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

Cevap gönder


Otomatik gönderimleri önlemek amacıyla, alttaki soruyu ya da bulmacayı tamamlamanız gerekmektedir.

BBCode KAPALI
İfadeler KAPALI

Başlık incelemesi
   

Geniş görünüm Başlık incelemesi: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen Uchiha Sasuke » 03 Ağu, 22:25

Yönetici yazdı:
03 Ağu, 20:02
meditasyon/meditasyon-yapmak-dinen-uygu ... t5639.html linkinde 5 yıl önce yazmıştım tekrar etmek istemiyorum, bakış açısı önemli.

Meditasyon yaptığım dönemde (Budistler gibi değil tabiki) elde ettiğim faydaları çoğu uygulamada elde edemedim. Derinleştiğimde Allah'ın varlığını tüm benliğimle hissediyordum. Aradaki fark, Yaptığıma Meditasyon diyordum. Uzun zamandır "Nefes egzersizleri veya transa geçiş" diyorum. Kelimeler ve kavramlar bu tür konularda yeni olanları çok etkiliyor.

Fayda sağlaması nasıl baktığına, ne kadar bilinçli olduğuna ve neyi nasıl yaptığına bağlı. Eğer manevi bağlar güçlü değilse ve madde ötesi ile ilgisi yoğunsa bir süre sonra yaşayacakları çok ta hoş şeyler olmayabilir. (Ki sadece telekinezi üzerine çalışıp enerjisine yoğunlaşanlarda bile farklılıklar yaşanıyor) Farklı konularda belirtmiştim açıkça cinleri görüp duyabilecek noktaya gelmiştim. Bu portre bana ilginç geliyordu ama kaç kişiye ilginç gelebilir. Korku kumda ilerleyen su gibidir. Ruha sızdığı anda hayatın rengi değişebiliyor.

Bir kişi Madde ötesi ile telekinezi dışında da ilgileniyorsa bir şekilde ruhsal bağlarını kuvvetlendirmesi gerekir. Bu bağlamda belli başlı yöntemler uygulaması gerekir. Bu noktada işte çok okuyup yeterince bilgi sahibi olması önemli.

Ruha giden yolda kişinin beraberinde götürdüğü düşünceler kesinlikle oraya vardığında nasıl bir dünya ile karşılaşacağını ve dış dünya ile nasıl haşir neşir olacağını belirliyor.
Bunun bilincinde değiller. Ara ara burada konuştuğumuzda 3-5 kişi nasipleniyor ama kaale almayanlar ve site dışındaki binlerce kişiler.. İnsanlar bunun ayrımını yapamadan çok yanlış yollara gidiyorlar. Dediğin gibi cinlerle alaklı şeylerde ortaya çıkıyor. Ve çoğu bu konu hakkında bilgisi olmayan, savunmasız kişiler. Ama şimdi nasılsa ölecez diye düşünüp yaşamayı nasıl bırakmıyorsak meditasyonda da sonunda cinler var diye bırakmamak lazım. Herkes de olabilecek birşey değil, çok üzerinde durup yoğunlaşılırsa olacak birşey.. (benim gibi bağdaş kurup oturamayanlar, rahat edemeyenler, sıkılınlar da çok fazla. 5 dk bile dayanamıyorum mesela. Onlar için sıkıntı yok (: )

Hakkıyla yapılırsa tabii ki getireceği faydaları inkar etmiyorum. Bir çok budist meditasyon ve oruç sayesinde suyun/ateşin üzerinde yürüyor, uçabilenleri de var. Gerçi iman olmayınca bunların hiçbir önemi olmuyor. Balık su da gidiyor, kuş havasa uçuyor hesabı :)

O dediğin kısım (hangi kısım :D ) sıkıntı. İnsanlar DİNİ maalesef bilmiyor, öğrenmek de istemiyor. Çünkü kendilerini kısıtladığını düşünüyor. (Müslümanlar) Ama bir sıkıntıya düştüklerinde de tüm cevabı din de buluyor. Bu insanlar okuyup öğrenmez gibime geliyor. Zorla da öğreteniyoruz işte..

Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır.. ( bu söz normal dini yaşantısı olanlar için söylenmemiş diye duymuştum. Tasavvuf ve (benzeri ) dini tam manasıyla yaşamak isteyenlere söylenmiş. Ama bu nefes egzersizi(meditasyon) tasavvuf gibi olmasa da insanı belli bir konuma getiriyor. Ve o konumda nelerin olduğu, nasıl tepki gösterileceği bilinmediği için oluyor böyle şeyler..)

Sonuçta haklısın Abi (insanlara) söyleyecek söz yok :)

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen Yönetici » 03 Ağu, 20:02

meditasyon/meditasyon-yapmak-dinen-uygu ... t5639.html linkinde 5 yıl önce yazmıştım tekrar etmek istemiyorum, bakış açısı önemli.

Meditasyon yaptığım dönemde (Budistler gibi değil tabiki) elde ettiğim faydaları çoğu uygulamada elde edemedim. Derinleştiğimde Allah'ın varlığını tüm benliğimle hissediyordum. Aradaki fark, Yaptığıma Meditasyon diyordum. Uzun zamandır "Nefes egzersizleri veya transa geçiş" diyorum. Kelimeler ve kavramlar bu tür konularda yeni olanları çok etkiliyor.

Fayda sağlaması nasıl baktığına, ne kadar bilinçli olduğuna ve neyi nasıl yaptığına bağlı. Eğer manevi bağlar güçlü değilse ve madde ötesi ile ilgisi yoğunsa bir süre sonra yaşayacakları çok ta hoş şeyler olmayabilir. (Ki sadece telekinezi üzerine çalışıp enerjisine yoğunlaşanlarda bile farklılıklar yaşanıyor) Farklı konularda belirtmiştim açıkça cinleri görüp duyabilecek noktaya gelmiştim. Bu portre bana ilginç geliyordu ama kaç kişiye ilginç gelebilir. Korku kumda ilerleyen su gibidir. Ruha sızdığı anda hayatın rengi değişebiliyor.

Bir kişi Madde ötesi ile telekinezi dışında da ilgileniyorsa bir şekilde ruhsal bağlarını kuvvetlendirmesi gerekir. Bu bağlamda belli başlı yöntemler uygulaması gerekir. Bu noktada işte çok okuyup yeterince bilgi sahibi olması önemli.

Ruha giden yolda kişinin beraberinde götürdüğü düşünceler kesinlikle oraya vardığında nasıl bir dünya ile karşılaşacağını ve dış dünya ile nasıl haşir neşir olacağını belirliyor.

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen Uchiha Sasuke » 01 Ağu, 19:33

Yönetici yazdı:
01 Ağu, 02:03
Takım mı tutuyorsun Uchiha : )

Hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da kutuplaşmalar olmuş.

Kısa ve öz; Neyin, Nasıl ve Hangi amaçla yapıldığı bilindiği sürece sorun yok. Bilinçli bir şekilde yaklaşıldığında asıl amaca giden yolda alternatifler üretebilir, yapılan faaliyetin adının ne olduğu o kadar da önemli değil. Meditasyonun içerisinden dinsel motifler çıkarıldığında nefes egzersizleri, transa geçiş veya ruhsal derinleşme gibi kavramlarla anılan faaliyetler ortaya çıkıyor. İslami terimler eklenirse Tefekkürane bir içe yönelme ortaya çıkıyor. Biraz imajinasyon, biraz telepati ile rabıta oluyor.

Objektif bakılınca ruha giden yolda farklı katmanlar bulunabiliyor.
Ortada takım olsa daha güzel tutardım. Ama ben ya siyah derim yada beyaz. Bazı konular bu kadar net. Griye yer yok.. :)

Burada karşı olduğum nokta oradaki üyenin "bize sadece kuran yeter herşeyi oradan öğrenin" tarzı bir cümle kurması. Bunun ne kadar yanlış olduğunu biliyoruz değil mi :)

Abi bu meditasyona da bir isim bulmak lazım. Anlam karışıklığı çıkıyor ortaya. Adam rüku, secde falan yapsa ama dua, ayet okumasa o namaz olmaz. Ama biz illada namazdır diye diretiyoruz..

Haklısın Abi ama bilinçli insan sayısı da az. Şimdi bu meditasyonu yapıyorlar.Fayda sağlayacağı ne malum ? İnsan dış dünyadan kopup yalnız kalıyor. Peki bu durumla başa çıkılabilir mi ? Nefis var şeytan var. İnsan bunlarla baş edebilecek güce sahip değil. Çok yanlış yollara götürebilir. Bana bir nevi nefse hizmet ediyor gibi gözüküyor. Kendini beğenmişlik falan tüm kötü hasletler gün yüzüne çıkabilir.

Ya da ben abartıyor olabilirim. Olay sadece nefes alıp vermekten ibaret de olabilir.Ama tedbirli olmakta fayda var.. (:

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen Yönetici » 01 Ağu, 02:03

Takım mı tutuyorsun Uchiha : )

Hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da kutuplaşmalar olmuş.

Kısa ve öz; Neyin, Nasıl ve Hangi amaçla yapıldığı bilindiği sürece sorun yok. Bilinçli bir şekilde yaklaşıldığında asıl amaca giden yolda alternatifler üretebilir, yapılan faaliyetin adının ne olduğu o kadar da önemli değil. Meditasyonun içerisinden dinsel motifler çıkarıldığında nefes egzersizleri, transa geçiş veya ruhsal derinleşme gibi kavramlarla anılan faaliyetler ortaya çıkıyor. İslami terimler eklenirse Tefekkürane bir içe yönelme ortaya çıkıyor. Biraz imajinasyon, biraz telepati ile rabıta oluyor.

Objektif bakılınca ruha giden yolda farklı katmanlar bulunabiliyor.

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen Uchiha Sasuke » 30 Tem, 01:03

Off ya şöyle bir konu denk gelmedi ki altını üstüne getireyim. (: Bu konu tam benlikmiş de 2008 de ben çocuktum, yetişemedim.. (:

Bu arada ben sleons ve Ahmet_Efendi yi tutuyorum.(Destekliyorum.) sil3nc3r çok mantıksız ve düşünmeden konuşmuş. Yav bu insanlar tartışırken neden körü körüne kendi fikirlerini savunuyor da acaba karşıt görüş doğru olabilir diye düşünmüyor.. sil3nc3r aynı dediğim gibi. Çocuk gibi illada benim dediğim doğru diye diretip durmuş.Yanlış anlamayın ben ahmet efendiye katıldığım için böyle söylemiyorum, zamanında sil3nc3r gibi düşündüğüm için söylüyorum. Gerçi aradan 9 yıl geçmiş belki değişmiştir diyeceğim ama pek sanmıyorum..
Hep cahillik işte..
Gece gece bunu da niye yazdım bilmiyorum ama içimde kalmasın.
Birde her yazı yazdığımda sonuna neden yazdığımı yapıp, açıklama yapıyorum halbuki böyle bir zorunluluğum yok değil mi.. Yine başladım durduramıyorum kendimi..

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen elemor » 29 Oca, 19:41

keyifli bir konuydu, sonuna kadar okudum. konuya ilgisi olanlara başından itibaren okumalarını tavsiye ederim, güzel beyin fırtınası olmuş

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen kinetik_prens » 23 Mar, 18:08

çoh uzun okumadmm xD xD

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen Yönetici » 23 Mar, 17:12

Temel düsturlar.
Teşekkürler

bende bu konuda şu yazıyı paylaşmak isterim

gönderen suburcu » 23 Mar, 01:21

"Şeyh Abdülkâdir Geylânî (r.a.)' nin vasiyyetinden alıntı

Kerâmetler ancak bir hayır, hikmet için gösterilir. Kerâmetini gizlemeyen dünyâya düşkündür. Bana talebe olan yâhut evlâdımdan ve halîfelerime bağlı olup, kerâmet derecesine ulaşıp, maksatsız kerâmet izhar edenin yüzü iki dünyâda kara olur."

Abdülkâdir Geylânî'nin insanları gafletten uyaran, kendilerine gelmesine vesîle olan pekçok sözü vardır. Bunlardan bâzıları şunlardır:

"İnsanlara rehberlik eden kimsede şu hasletler bulunmazsa, o rehberlik yapamaz. Kusurları örtücü ve bağışlayıcı olması, şefkatli ve yumuşak olması, doğru sözlü ve iyilik yapıcı olması, iyiliği emredip, kötülüklerden men edici olması, misâfirperver ve geceleri insanlar uyurken ibâdet edici olması, âlim ve cesûr olması."

"Şükrün esası, nîmetin sâhibini bilmek, bunu kalb ile îtirâf etmek ve dille söylemektir."

"Âlimlere tâbi olunuz; bid'at yoluna sapmayınız. Sabrediniz, sızlanmayınız. Sâbit kalınız, ayrılıp dağılmayınız. Bekleyiniz, ümit kesmeyiniz. Özünüzü günahdan temizleyiniz, kirletmeyiniz. Hele Rabbinizin kapısından hiç ayrılmayınız."

"Kalb dünyâ arzularından birine bağlı kaldığı ve geçici lezzetlerden birinin peşine takılıp gittiği müddetçe, imkânı yok, âhireti sevmiş olamaz."

"Mümin, insanlara karşı yüzünden sevinçli olduğunu gösterir. Fakat kendi mahzûndur. Rasulullah efendimiz; "Müminin sevinci yüzündedir. Halbuki kalbi mahzûndur." buyurmaktadır. Müminin tefekkürü, düşünmesi, ağlaması çok, gülmesi azdır. Tebessümü ile kalbindeki hüznü gizler. Dışarıda geçimini temin etmekle uğraşıyor görünür, kalbi Rabbini anmakla meşgûldür. Çoluk çocuğu ile uğraşıyor görünür, kalbi Rabbi iledir."

"İnsanlara gösteriş için amel yapıp, sonra da bunu Allahnın kabûl etmesini istemek yakışır mı? Hırsı, şımarıklığı, azgınlığı ve dünyâya düşkünlüğü bırak. Sevincini ve neşeni biraz azalt. Biraz hüzünlü ol. Rasulullah efendimiz başkasının kalbini ferahlandırmak için tebessüm buyururlardı."

İlk önce yapılması lâzım olan şeyler husûsunda:

"Mü'minin, en önce farzları yapması lâzımdır. Farzları bitirdikten sonra, vâcib ve sünnetleri yapar. Ondan sonra, nâfilelerle meşgûl olur. "

Kötü arkadaşlardan uzak olmayı tavsiye eder, şöyle buyururdu:

"Kötü arkadaşları terket. Onlara sevgi duyma, sâlihleri sev. Yakının bile olsa, kötü arkadaştan uzak dur. Uzak bile olsa, iyi arkadaşlarla berâber ol. Kimi seversen, seninle onun arasında bir yakınlık hâsıl olur. Bu bakımdan, sevgi beslediğin kimsenin kim olduğuna iyi bak.

Ey oğul! Kötü kimselerle düşüp kalkman, seni, iyi kimseler hakkında kötü zanna düşürür. Allah'ın kitabının ve Resûlünün sünnet-i seniyyesinin gölgeleri altında yürü, felâh, bulur kurtuluşa erersin."

Ey oğul! Senin düşüncen, yiyecek, içecek, giyecek ve dünyâ lezzetleri olmasın. Bütün bunlar, nefsin ve insan tabiatının istediği şeylerdir. Kalbin düşüncesi nerede, nefsin ve tabiatın istekleri nerede? Kalbin düşüncesi Allah'dır. Senin düşüncen, Rabbin ve O'nun katında bulunan nîmetler olmalıdır. Dünyâdan ne terkedersen, mutlaka bunun karşılığında âhirette ondan daha hayırlısı vardır. Ömründe sâdece şu içerisinde bulunduğun günün kaldığını farz et de âhiret için hazırlık yap."

Faydasız şeyleri bırakmak husûsunda:"Ey zavallı! Sana fayda vermeyen şeyler hakkında konuşmayı bırak. Dünyâ ve âhirette sana fayda verecek işlerle uğraş. Boş işlerle uğraşmayı bırak. Kalbinden dünyâ düşüncelerini çıkar. Çünkü yakında dünyâdan alınacak, âhirete götürüleceksin. Dünyâda rahat ve hoş bir hayat arama. "

İyi zan sâhibi olmak hakkında

"Müslümanlar hakkında iyi zan sâhibi ol. Onlar hakkında niyetini düzelt. Her türlü hayır işi yapmaya koş. Bilmediğin hususlarda âhireti düşünen âlimlere sor."

Duâ hakkında
"Allah’dan dünyâ ve âhiretin hayırlarını iste. Sakın; "Ben istiyorum. Fakat Allah vermiyor, ben de bundan sonra istemeyeceğim." deme. Duâya devâm et. Eğer istediğin şey ezelde senin için takdir edilmiş ise, Allah’dan istedikten sonra, Allah onu sana gönderir. Eğer istediğin o rızık ezelde senin için takdir edilmemiş ise, Allah seni o şeye muhtaç kılmaz ve kendinden gelenlere rızâ gösterme nîmetini ihsân eder. Eğer Allah senin için fakirlik ve hastalık dilemiş ise, sen de Allah’a fakirlikten ve hastalıktan kurtulman için yalvarırsın. O zaman Allah sana râzı ve memnûn olacağın bir hâl verir. Eğer, ezelde borçlu olmak takdir edilmişse ve sen de borçtan kurtulmak için duâ edersen, Allah alacaklıyı sana kötü muâmele etme hâlinden vaz geçirir. Hatta borcundan azaltma veya hepsini bağışlama hâline çevirir. Eğer dünyâda borçlu halden kurtarmazsa buna karşılık sana bol sevap verir.

Re: Rabbani Yol ve Zulmani Yol Arasındaki Fark

gönderen Batux1995 » 20 Şub, 10:19

aynur_81 yazdı:Meditasyon en bilinen anlamıyla yoğunlaşma demektir. Yani günlük halleri unutup , sıkıntıları bir kenara bırakıp rahatlamadır. Tabi hiç bir şey düşünmemek değil. Ahmet Maranki hocamın kitabında da bu mevzu var. Yanlış yerlerden bilgi almaktansa bu konu ile alakalı arkadaşlar kitabını alıp yararlanabilirler. Zaten kendisi de tavsiye eder. Ama tabi ki o hiç bir şey düşünmeyin demez. Sabah ve akşam namazlarından sonra güneş batarken ve doğarken ki enerjiden faydalanın, meditasyon yapın der. Ama tabi sanktritce kelimeler kullanarak değil. Mesela Allah(cc)'un yarattığı bir varlığı düşünün. Tefekkür edin der. Ve şuda kesinlikle bilinmelidir Namaz asla meditasyon değildir. Bazen kavram kargaşaları oluyor. Sakın aldanmayın. Hiç bir şey namazın yerini alamaz. Çünkü o bir farzdır .Bunlar farklı kavramlardır.

Yardımcı olabildimse ne mutlu..
Hem zaten her şey Allah'ın yaratımı değilse her ne düşünsek olmaz mı?Sonuç olarak Allah'ın kendisini bu evrende hayal edemiyoruz.

Başa dön